05 Temmuz 2009 Pazar

"Hanıma Bi' Sorayım"


Binbir zahmetle futbolcuyu ikna edersin, kulübüyle de bonservis ücretini olabildiği kadar az ödemek için kıran kırana pazarlık edersin, karşına menajeir çıkar, "komisyonumu vermessen yoluna taş koyarım" tehdidine karşı, "tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır" düstürü ile üç kuruşluk adamları başının üstünde taşırsın, bir İstanbul'a bir o şehre uçaklarla mekik dokursun ve en nihayetinde topçuyu ikna edersin, sözleşme metnini önüne uzattığın nda bir den "Bi' de hanıma danışayım" der... O an kimse o yöneticinin yerinde olmak istemez, özellikle ben... Sonrası bilindik hikaye, çocuklara okul, köpeklere veteriner, hanıma alışveriş merekezleri tanıtımı yapılır, boğazın en lüks lokantalarında yemekler yedirilir, eğlence yerleri usta bir rehber edasıyla gezdirilir, Kapalıçarşıdan en pahalı halılar hediye edilir, fes giydirilir, eşarp takılır, Boğaz'da başkanın yatında yenilen akşam yemeği ile hanım da ikna edilir...
Bunlar yabancı futbolcu transferinde bilindik hikayeler ama Beşiktaş'ın kadrosuna katmak istediği Ferrari'nin eşi daha da fazlasını istemiş. Başkan Demirören, Ferrari'yi "bağlamış", mukaveleye imzalatacakken Cezayir asıllı stoperin sevgilisi Aida Yespica, İstanbul-boğaz-şiş kebap tamam ama bir de bana üç kanalda show programı ayarlayın demesin mi? "Manken mi transfer ediyoruz topçu mu?" diye resti çeken başkan soluğu İstanbul'da almış... Hatunu pek tanımazdım ama google sayesinde ufak bir araştırmayla ne "mal" olduğunu da öğrenmiş olduk... Demirören boşa sinirlenmiş, getirsin Ferrari'yi ve bayan Aida'yı memlekete, zaten atlar bizim kanallar üzerine... Acun'un Var Mısın Yok Musun programıyla başlayan serüveni, Hülya Avşar Show, İbo Show yollarından geçerek Kral TV'ye kadar sürer gider, Beşiktaşlılar da "Ne yengemiz varmış" diye raitingleri tavan yaptırılar...

Mütevazi! Ronaldo


"-Büyük futbolcular büyük paralar ederler ve eğer sen bunlara sahip olmak istiyorsan bu bedeli ödemelisin. Dünyanın en pahalı oyuncusu olmaktan dolayı mutluyum."
"- Bana ödenen her kuruşu hak ediyorum."

"- Real Madrid beni bu kadar çok isteyip, benim için bu kadar parayı gözden çıkardıysa bir bildikleri vardır."
"-Real'de Manchester'a göre üzerimde daha fazla baskı olacaktır ama ben bunlara alışığım ve sahada sakin kalmasını bilirim."
"-İspanya'da futbol Premier Lige göre oldukça farklı ama bu beni yıldırmayacak, aksine dünyanın en iyi futbolcu olmam için kamçılayacak."

Cristiano Ronaldo
Real Madrid'li Futbolcu


Marca gazetesine verdiği demecinde mütevaziliğin! sınırlarını zorlarken

04 Temmuz 2009 Cumartesi

Football Without Ultras



Sırbistan'ın F.K. Radnički Niš takımının Meraklije grubuna ait bir çalışma...
Ellerine-spreylerine sağlık...
Ultraslar olmadan futbolu neyleriz demişler, iyi de etmişler...

Satılık Takım vol.2


Bu kadar transfer sonrası elindeki futbolcuları başkan Perez'in satacağını belirtmiştik 17 haziran tarihli yazımızda, bugün Real başkanının demecini kaynak göstererek Ruud van Nistelrooy, Drenthe, van der Vaart, Arjen Roben gibi topçuların satılacağını belirtmiş sporx ve ajansspor. O gün de demiştik bu topçularna birinin yolu İstanbul'a düşse, yer yerinden oynar diye, bizim "ajan" 007 Haldun Üstünel bunlardan birini ayartır mı? Ne dersiniz?

Barca'da Yeri Yok


"Cristiano Ronaldo'nun Barcelona'ya gelmesini asla istemem. Bizim kulüpte gazetelerin magazin sayfalarını süsleyen oyunculara yer yok. Bu kulüpte oynayanlar futbol emekçileridir ama Ronaldo öyle değil"

Xavi
Barcelona'lı Futbolcu


Real Madrid'e transfer olan Ronaldo hakkında açıklamalar yaparken

Terry Satılık Değil


Manchester City'nin sahibi Araplar baktılar bu yaz transferde pek kendilerinden söz ettiremediler, ortalığı gazlamak adına takım kaptanı John Terry'i Chelsea'den istediler. Tabii, sadece talip olmakla kaldılar çünkü Londralılar "Kaç kez söyledik ve bir daha söylemeyeceğiz John Terry satılık değil" diyerek taliplileri kapı dışarı ettiler. Aslında City'liler Makalele'nin kitabını okumuş olsalardı, John Terry'nin mavililerde ne kadar güçlü olduğunu ve kaptanı satmaya kimsenin gücü yetmeyeceğini anlarlardı...

Michael Owen Manchester United'da


Aslında bu başlığı "Michael Owen Galatasaray'da" diye yazmayı o kadar bekledim ama Sir Alex Ferguson kaptı hayalimdeki golcüyü... Bugün sağlık kontrollerinden geçen Owen, "kırmızı şeytanlar" ile iki yıllık anlaşma imzalamış ve Manchester bonservis ücreti vermeden milli futbolcuyu renkerine bağlamış. Haldun Üstünel'in genelde "serbest" futbolculara kancayı taktığı düşünülünce ve İngiltere'den bir futbolcu alacağız açıklamaları medyada yer alınca, "Owen olsun" bu transfer diye az dua etmedik. Ama bir handikap vardı, bizim "uzun saçlı" yönetici medyada ismi geçenlerle pek ilgilenmiyordu, sağ gösterip sol vurmayı seviyordu. Kısaca Michael Owen olmadı, Neill ismi çok geçiyor, izmalaması an meselesi deniyor ama Haldun Üstünel varsa bu işte, resmi sitede "x Galatasaray'da" haberini görmedikçe hepsi hikaye geliyor bana...

03 Temmuz 2009 Cuma

Lincoln'ün Bileti Kesildi



"Lincoln dönse de artık Galatasaray forması giyemeyecek."

Adnan Polat
Galatasaray Başkanı

Show TV'ye verdiği demeçte

*Demeç doğruysa başkan gerekeni yapmalı, yoksa sözünün itibarı kalmaz...

02 Temmuz 2009 Perşembe

Reklama Gel!


Federasyonun kulüplere daha fazla para kazandırmak için uygulamaya koyduğu yeni reklam talimatnamesinin ilk örneğini dünkü FC Kleve maçında gördük. Yukarıdaki fotoda da görüldüğü üzere artık sırtta numaranın üstünde Arda, Servet, Kewell yazmayacak, koskoca harflerle "ÜLKER" yazacak, o formayı ıslatan topçunun adı da altta yer alacak, forma şortun içine biraz fazla sokulunca da kimse o ismi okuyamayacak... Göğüs reklamıyla başlamıştı herşey, sonra kola aldılar afişleri, geçen sezon şortun arkasına izin veriler reklama ama bize "ters" geldi bu iş, şortun önüne sağ tarafa reklam konsun dediler... Dün gece hazırlık maçı vardı, eski formalar giyildi ama farketmezdi reklam hemen yapışmalıydı sırta... Şimdi yeni forma çıkaracaklar, storelarda 80-100 liradan satışa koyacaklar, kim alır önünde Türk Telekom, kolunda Avea, sırtında Ülker yazan formalardan o kadar para verip. Şahsen ben almam, alan olacaksa da Formula 1 pilotu kıyafeti gibi güle güle kullansın derim...

Federasyonun 2009-2010 sezonu için uygulamaya koyduğu yeni reklam talimatnamesi ile ilgili karaladıklarımız da burada...

Beckham Kötü Bir Lider!


"Antrenmanda kendini zorlamayan, maçta formasını ıslatmayan oyuncu benim için ne iyi bir takım arkadaşıdır, ne de iyi bir kaptandır. Eğer Beckham, ligin en pahalı oyuncusu diye takımda oynatılacaksa, bu benim futbol anlayışıma terstir."

Landon Donovan
LA Galaxy'li Oyuncu


David Beckham'ıntakıma zarar verdiğini belirtirken

Geçmiş Olsun Eren Talu


Eren Talu büyük bir özveri ve Galatasaraylılık gösterip Seyrantepe projesini aldı ama bu ekonomik kriz ortamında böyle ağır şartlar altında bu işin üstesinden gelmesi oldukça zordu, hatta imkansız gibiydi, kredi buldu, Arap ortak buldu genç mimar ama yapamadı Galatasaray'ın stadını ve bugün TOKİ sitesinde anlaşmayı feshettini belirten yazıyı yayınlamış. İhale sonrası "Bu adam bu stadı bitiremez" diyen bizim blogun inşaat mühendisi yazarı Göksel haklı çıktı, nasıl-neden-niçin gerçekleşmedi Eren Talu'nun hayali konusunu anlatması da Göksel'den tabii...

Barclays Photographic Awards










u/M okurlarından samoten yollamış 2009 Barclays fotoğraf ödüllerine layik olan "an"ları... Aralarından 5 adet seçtik, gerisi için link burada.

Abdul Kader Keita Galatasaray'da



Koca gün, hatta gece internete dolaşıp adına bir kez bile rastlamadım hem yerli hem de yabancı ajansların transfer haberlerinde Abdul Kader Keita'nın. Lyon Benzema için Real ile pazarlık ederken, Haldun Üstünel de her zaman yaptığı gibi "gizliden"Keita'yı ayartmaya çalışıyormuş demek ki. Lyon'un Lille'den 16 milyon euroya aldığı Fil Dişili oyuncu, ki bu takım öyle ahım şahım paralar harcamaz transfere, Galatasaray'a 3 yıl taksitle ödenmek şartıyla 7 milyon euro cıvarında bir fiyata mal olmuş durumda. Genelde bonservisi olmayan oyunculara yönelen Haldun Üstünel, bu kez kesenin ağzını açmış lakin Keita kendisi için verilen ücreti "amorti" edebilecek düzeyde bir oyuncu. Ribery'den sonra sağ kanat hep öksüz kalmış, devşirme topçularla idare edilmişti. O yıllarda hayalim vardı, bir kanatta ribery, diğerinde Yattara... "Ferraribery" gitti, Arda geldi, Yattara alıncaktı, alınamadı ama uzun yıllar beklediğim bilekleri kıvrak, hızlı, topu önüne alıp koşturan bir ve özellikle "siyahi" bir oyuncu transferi Keita ile gerçekleşti... Peki Rijkaard'ın planlarında siyahi oyuncunu yeri ne?
Galatasaray'ın önümüzdeki sene 4-3-3 oynayacağını düşünürsek, Keita ilerdeki üçlünün her tarafında oynar ama özellikle sağ taraftan rakip defansları "yaracak" özelliğe sahip. Galatasaray.org'ta kendisinden forvet olarak bahsedilmiş fakat top alışları, top sürüşü dikkate alınırsa gol atmaktan ziyade Baroş'u bir kez daha gol kralı yapacak bir asist canavarı transfer etti Galatasaray. Sağ tarafa Keita'yı koyduğumuza göre, Arda çok istediği sola geçebilir artık rahatlıkla ve Kewell de onların arkasında oyun kurucu 10 numara pozisyonunda oynar. Zaten Avustralyalı oyuncunun bu yıl kaptan olmasını bekliyorum, o bölgede de takımı iyi yönetir. Bu benim tahminim, lakin Arda'nın ortaya geçme ihtimalini de yabana atmamak lazım. Sezon boyunca Kewell-Arda rotasyonunu aklına yzmıştır zaten Rijkaard... Bütün bu durumda ne olur: Lincoln'e yol gözükür ki son haber Olympiakos'un kendisine talip olduğu yönünde...
Transfer haberini resmi sitede okur okumaz, hemen Keita için bir şeyler karalamaya çalıştık yukarda ama bir de hayranlarının onun için yaptığı şu klibe de bakmanızı tavsiye ederiz...


Kader Keita - Funny bloopers R us

Top Nerede Saklı#48


Gerçek Top Nerede Saklı?

A-Yeşil Topun Altında
B-Mavi Topun Altında
C-Kırmızı Topun Altında
D-Sarı Topun Altında

Top Nerede Saklı#47 Cevap


Gerçek Top Nerede Saklı?

A-Yeşil Topun Altında diyen 14 okura,
B-Mavi Topun Altında diyen 31 okura,
C-Sarı Topun Altında diyen 6 okura,
D-Kırmızı Topun Altında diyen 8 okura yarışmaya katılım için teşekkür ederken, yorumlarda bulunan steven_stiffler ve terrymore'a "bi' daha dene" derken, dsfsa'ya tebriklerimizi yolluyoruz...